yataktan kalkıp lavaboya yöneldiğinizde o gün ne yapcağınızı düşünürsünüz. aklınızda sadece o vardır. kendinize dikkatli bakmazsınız bile. en azından ben öyleyim. ne yöne gittiğinizi gayet iyi biliyorsunuzdur ama yönü değiştirmek gibi bir amacınız olmadığından o yolun getirdikleri sizin ilgi alanınızda değildir. tabi biri bunları yüzünüze vurana kadar.
yatılı okul, ağır elektronik temposu, günü 5 6 saat delay ile yaşamak derken bir gün kalkarsınız ve kendinize ayırcak vaktiniz vardır. işte o gün istediğiniz vücuda sahip olmadığınızı farkettiğiniz gündür. spora yeniden başlamak vardır aklınızda ama bir türlü gelmez spor vakti, en azından sizin için. bazen işiniz engel olur spora bazen de bahaneleriniz. arkanıza baktığınızda ise o günlerin sizin için çok uzak olduğunuzu görürsünüz. sanırım bu satırlar aldığım 23 kiloyu pek açıklamıyor ama en azından birşeyleri ifade etmek güzel.
( gofret molası )
hmm sonra aklınıza blogunuz gelir. bir süre önce nasıl da üstüne titrerdiniz...
yıllar ilerledikçe vakit bulamamak yalanın arkasına sığınızsınız. aslında sizin düşündüğünüzün tam tersine her zaman kendinize ve hobilerinize ayırcak zamanınız vardır ama artık o zamanı yaratmak için sizin de bir emek ortaya koymanız gerekmektedir. bu noktada şu soru sorulmalı "peki ben rüyalarımı gerçkleştirmek için ne yapıyorum?".
love & respect
Saturday, October 31, 2009
Friday, October 23, 2009
tik tak
merhaba tekrar benim,
son zamanlarda üstüne düşündüğüm birçok konu var ama şu satırlarda sadece bir tanesine deyineceğim. kitap yazmak. düşünüyorum da acaba kitap yazmak nasıl bir iştir. sanırım bir deneme atışı yapacağım. tabi kim okur bilemiyorum. sonunda elime birşey geçeyeceğini biliyorum, sadece ilk adım olacak ama düşüncesi bile beni heyecanlandırıyor. sanırım aradan seneler de geçse herşey yeniden başlıyor...
son zamanlarda üstüne düşündüğüm birçok konu var ama şu satırlarda sadece bir tanesine deyineceğim. kitap yazmak. düşünüyorum da acaba kitap yazmak nasıl bir iştir. sanırım bir deneme atışı yapacağım. tabi kim okur bilemiyorum. sonunda elime birşey geçeyeceğini biliyorum, sadece ilk adım olacak ama düşüncesi bile beni heyecanlandırıyor. sanırım aradan seneler de geçse herşey yeniden başlıyor...
Sunday, October 11, 2009
şişe
dün icecek birşeyler alırken Budweiser'in 50 liğine rastladım, şampanya gibi de yapmışlar ağız kısmını.... herkese tavsiye ederim çok da şık olmuş görünümü. son olarak da unutmadan,
daha güzel bir dünyaya :) .
daha güzel bir dünyaya :) .
Sunday, October 04, 2009
eskiden daha çok yazardım
artık ne oldu bilmiyorum. vaktim yok aslında bir bahane, herşeye vakit ayırıyorum da yazmaya mı ayırmıyorum?
bence bu sayfaya yazmak bana eski tadı vermiyor ama gene de seviyorum burayı :D
bence bu sayfaya yazmak bana eski tadı vermiyor ama gene de seviyorum burayı :D
Subscribe to:
Comments (Atom)