Saturday, September 02, 2006

ve güneş batar


istanbul'dayım soğuk yalnız ıssız odamda
ışık kapalı karanlık tamamıyla etrafı kaplamadan yazmalıyım bu yazıyı
evet umudum çok az , oysa ki nasıl başlamıştım güne.....

gecenin bu saatinde yazmak bile zor geliyor . aklımda bir sürü kelime var ama sadece yazıp silmeme yarıyor , hiç biri şu anı anlatmıyor , hiçbiri benim bir parçamı taşımıyor

yazı tarzımı garip bulabilirsiniz ama büyük harf kullanmayışım tüm harfleri eşit görmemden , hiç birine kıyak geçmemdendir . bu konu bana hep kızları anımsatır niye özellikle birinin peşinden koşarlar nasıl olsa ışığı kapatınca hepsi ayndır.....

bu dizelere inanarak mı yazıyorum bilmiyorum büyük bir ihtimalle pislik olduğumu düşüneceksiniz ama hayır ben sedace akşamın umutsuz ay ışığında gerçeğin peşinde ki bir yolgezerim ama bu saatte gerçek yalan ne fark eder ki ışığı kapatınca hepsi aynıdır....


ama içim umut dolu , kimseyi rahatsız etmemek için kulaklıklarımı taktım bu sefer guns'n roses 'den november rain 'i dinliyorum............dur bir dakika dikkatimi bir şey çekti..............
evet şu an eminim şarkı bitti ama ağzımda çok hoş bir tad bıraktı...........
artık eminim şarkının solosu yani en güzel yeri sondaydı ona ulaşmak içinse öncesini dinledim


işte hayatta böyle aynen.......bir rock'n roll parçası kadar basit güzele ulaşmadan önce biraz katlanman gerek sadece.........




düşünüyorum da akşam sadece yarın doğacak güneşin habercisiymiş meğer
akşamın umutsuzluğu da , sabah doğacak yeni umutların habercisiymiş meğer
ben yazımı burada bitiriyorum ve montumu alıp gidiyorum
siz ise hayatınızda akşamların ; mutsuz , umutsuz anların kıymetini bilin çünkü onlar da gün ışığıyla gelecek güzelliklerin habercisi .

günaydın istanbul


bir kapalı gök yüzüne bakıyorum bir kucağımdaki gitara ara sıra bu yazıyı yazıyorum ara sıra manic depression parcasında jimi hendrix e eşlik ediyorum
bazen de boş boş oturuyor hyatımı düşünüyorum
melankolik bir havaya girmişken hayata bana bugüne yeni bir başlanbgıç sunuyor
güneş bulutlardan sıyrıldı penceremde parlıyor şu an
ve bu güne tekrar başlama fırsatımı pink floydd dan comfortably numb la değerlendiriyorum(onur bak dememişmiydim bu şarkıda hep sen aklıma geliyorsun)

can you stand up!!!

derken çoşuyorm yazmaya ara vermeliyim çünkü 2 . solo yolda ona eşlik etmeliyim ama bırakmak yazmaktan daha zor



ve işte b u şarkı da hasretle anıyoruz seni büyük üstat
ve arkandan şu sözü iletiyoruz kalbimizden
elveda shine on you crazy diamond


bu yazıda sana yer vermek istedim neden bilmiyorum eski dostum tanışmamızın 10. yılı şerefine olsa gerek

umarım bir sonnraki yazım çok gecikmez