Tuesday, November 24, 2009

sandalyemde arkama yaslanırken

hayatında birşeylerin güzelleşmeye başladığını farkettiğin bir dönemde sanırım en güzel duygu boş durmamanın verdiği hissiyat, bir şeylere yarıyor olmak gerçekten önemli. hayatım boyunca birçok başarıya imza attım bir çok da başarısızlığa ( onlara atmayacaktım aslında zorla attırdılar, kaçıp gidecektim ben oradan; başarısızlık isimsiz kalacaktı :d ) ama hep başarısızlıklarımı kazanım olarak gördüm ve oların ışığında baktım önümdeki patikaya. başta bir sürü hata, kafamı karıştıran birçok ses vardı. zaman geçtikçe birikimler kendini gösterdi. artık kafam daha dinç, bir de öndüşünme içgüdüsü geliştirdim artık "bodozlama dalmıyoruz" politikasının takipçilerinden biri haline geldim. Paul Arden' e de çok teşekkür ediyorum burdan, okuduğum son kitap onun "It's Not How Good You Are, It's How Good You Want To Be" adlı BAŞYAPITIYDI. gerçekten harika bir eser, ismi bile tüylerimi diken diken etmişti. "ben neyi yanlış yapmıştım ki o kadar başarı sonrasında günü kurtarma aşamasına gelmiştim" diyorsanız bu kitap tam size de göre. birkaç yıl boyunca aklımda hep bu soru vardı ama şu an sanırım tepeye geri tırmanıyorum =)

tırmanışın şerefine..
...chherrsss..

Saturday, October 31, 2009

tozlu raflarda kaybolanlar

yataktan kalkıp lavaboya yöneldiğinizde o gün ne yapcağınızı düşünürsünüz. aklınızda sadece o vardır. kendinize dikkatli bakmazsınız bile. en azından ben öyleyim. ne yöne gittiğinizi gayet iyi biliyorsunuzdur ama yönü değiştirmek gibi bir amacınız olmadığından o yolun getirdikleri sizin ilgi alanınızda değildir. tabi biri bunları yüzünüze vurana kadar.

yatılı okul, ağır elektronik temposu, günü 5 6 saat delay ile yaşamak derken bir gün kalkarsınız ve kendinize ayırcak vaktiniz vardır. işte o gün istediğiniz vücuda sahip olmadığınızı farkettiğiniz gündür. spora yeniden başlamak vardır aklınızda ama bir türlü gelmez spor vakti, en azından sizin için. bazen işiniz engel olur spora bazen de bahaneleriniz. arkanıza baktığınızda ise o günlerin sizin için çok uzak olduğunuzu görürsünüz. sanırım bu satırlar aldığım 23 kiloyu pek açıklamıyor ama en azından birşeyleri ifade etmek güzel.

( gofret molası )

hmm sonra aklınıza blogunuz gelir. bir süre önce nasıl da üstüne titrerdiniz...
yıllar ilerledikçe vakit bulamamak yalanın arkasına sığınızsınız. aslında sizin düşündüğünüzün tam tersine her zaman kendinize ve hobilerinize ayırcak zamanınız vardır ama artık o zamanı yaratmak için sizin de bir emek ortaya koymanız gerekmektedir. bu noktada şu soru sorulmalı "peki ben rüyalarımı gerçkleştirmek için ne yapıyorum?".

love & respect

Friday, October 23, 2009

tik tak

merhaba tekrar benim,
son zamanlarda üstüne düşündüğüm birçok konu var ama şu satırlarda sadece bir tanesine deyineceğim. kitap yazmak. düşünüyorum da acaba kitap yazmak nasıl bir iştir. sanırım bir deneme atışı yapacağım. tabi kim okur bilemiyorum. sonunda elime birşey geçeyeceğini biliyorum, sadece ilk adım olacak ama düşüncesi bile beni heyecanlandırıyor. sanırım aradan seneler de geçse herşey yeniden başlıyor...

Sunday, October 11, 2009

şişe

dün icecek birşeyler alırken Budweiser'in 50 liğine rastladım, şampanya gibi de yapmışlar ağız kısmını.... herkese tavsiye ederim çok da şık olmuş görünümü. son olarak da unutmadan,

daha güzel bir dünyaya :) .

Sunday, October 04, 2009

eskiden daha çok yazardım

artık ne oldu bilmiyorum. vaktim yok aslında bir bahane, herşeye vakit ayırıyorum da yazmaya mı ayırmıyorum?
bence bu sayfaya yazmak bana eski tadı vermiyor ama gene de seviyorum burayı :D

Monday, September 21, 2009

bayramınız kutlu olsun

bu siteye geldiğiniz,
bu yazıyı okuduğunuz için teşekkürler,
iyi bayramlar.

Monday, September 07, 2009

birçok hatadan sonra

farkettim ki hergün 100lerce tercih yapıyorum ( hmmm 1000lerce belki de ) peki hata nedir? hata bence tercihler arasında Nash'in "best response" olarak ifade ettiği cevabı verememektir (!) ama bu "best response" nedir peki? Kısa vadede olumsuzluklar taşıyan seçeneklerin uzun vadede en iyi sonuçlara yelken açması gibi anlık güzel gözüken seçeneklerin de uzun vadede olumsuz olduğu sanırım her insan evladı tarafından tekrar edilmiş bir deneyimdir. Hal öyleyse hatalı seçimler ve "best response" nedir?
bu sorunların cevabını bilmiyorum çünkü sabit değil bunlar, 3+3=6 der gibi ben bu seçimi yapsam geleceğim daha iyi/daha kötü olur diyemiyoruz. Ama birşeyi biliyorum ki asla elini bırakmamalıydım, asla düşmene izin vermemeliydim.

Tuesday, August 18, 2009

battle star yeniden


uzun bir ara sonrası - aslında ara değildi tv links basıltıktan sonra tv falan birkaç bölüm izledim bi ileri bi geri hevesim kaçtı- 3. sezonla devam ediyorum. aşağı yukarı herşeyi random bir şekilde izledim şu ana kadarki. şapka çıkarılacak bir dizi =)

Wednesday, August 05, 2009

açlık

off of nash + açlık + rejim - alkol - oyun - .....

Monday, August 03, 2009

taximde bir gece

o sokakların o kadar tenha, o kadar terk edilmiş ve bir o kadar da güzel olduğunu asla bilemezdim =)

Saturday, July 25, 2009

empty spaces

pfff formatta dosyaları kurtarırken karakter dosyalarını unutşumun şu an tıkır tıkır şan ama bembeyaz ekran veren bir guitar prom var ://

Sunday, July 19, 2009

hayri pıtır

aaa hayri strikes back. neyse bakalım bu sefer neler olcak keltoşla arasında. şaka maka da kitap çoocuk kitabı olmaktan çıktı gayet doyurucuydu en son filmi de merak etmiyorum değil.

Tuesday, July 14, 2009

"the rock 'n coke"

hello my constant readerz, today i will mention the f*cked up organisation RnC. A few years ago we had invited as VIP and they cheated on our tickets. I am in love (!) with this organisation since that day. Its the unique organisation in Turkey so - yes there are many organisations remains but they all addressing to lower populations- Turkish people ( especially teenagers ) are still interested in RnC. Well thank you for supporting capitalism and have fun in mud hole. Btw the Jane's Addiction will attending this event this year surprisingly but 1 brick is not enough to let wall stand.

love & respects
be7k

Monday, July 06, 2009

oha bana

hem geri geldim hem de ehe ehü kem küm ben geri geldim zırvalıkları dışında birşey yazmıyorum! yazıklar olsun, tüm okuyucuları da kaybettik zaten. off of facebok zaten saçma sapan kendimi ifade etceğim bi bu var. madem okumuyorsunuz alın dinleyin belki beni öyle anlarsınız.

http://www.lastfm.com.tr/user/gecedenkalma

Friday, July 03, 2009

Eternal Sunshine of the Spotless Mind




merhaba sayın okuyucularım bügün size yakın zamanda izlediğim ve beni gerçekten etkilemiş olan nadir aşk hikayelerinden birini anlatacağım. spoiler vermemek için elimden geleni ardıma koymaktayım lakin eğer ağzımda birşey kaçarsan şimdiden özür dilerim sonuçta torba değil ki sıkıla. film aşk ve insanların bu konudaki değerlerini yargılıyor. "eğer bir şansımız daha olsa ne yapardık" ya da "başa dönme şansım olsa acaba hayatım nasıl şekillenirdi" cümleleri etrafında olay kurgusu gerçekleşiyor. bu filmi izlemenizi öneririm gerçekten güzel vakit geçireceğinizi düşünüyorum.

=) şuraya da bu yazıyı yazarken dinlediğim şarkıları yazayım belki hoşunuza giden olabilir onların arasından da :
1 beck - everybody's gotta learn sometimes
2 bob dylan - one more cup of coffee
3 bob dylan - things have changed

Tuesday, June 30, 2009

cadde sahil

dün cadde sahile inddik bnim için bir ilkti. tamps diye tuttursam da 3 e 1 kaybetmem üstüne migrastan alışveriş yapıp kendimizi kıyıya attık. sahil çok güzeldi. yosunları bile beğendim. ama işin garip tarafı kadıköy sahilin ortasında çürümekte olan bir evdi. gerkeçten muazzam bir ev. gerçekten masraf isteyen bir ev ama gerçekten süper bir ev. nese evi sallayın. sahil gerçekten çok güzel migrastan birkaç şey kapın ve oraya gidin eğer arkadaşlarınız da sizinlense birçok mekandan çok daha eğlenceğinizi garanti ediyorum ;)

Friday, June 19, 2009

bu akşam hava karanlık olcak gibi

elimi tuşlara koyarak ne yazacağımı düşünüyorum. ama onlar düşünmek yerine tuşlara basarak yazıyı oluşturuyorlar. karşısınıza şu anda okumakta olduğunuz yazı tamamen onların eseri benim ne bir emeğim var ne de bir suçum. masum bir adam olarak oturdum bilgisayarın başına, bahsedecek bir konum yoktu ama bakın yazıyorum işte. sanırım yavaş yavaş bir konu geliyor aklıma, evet şu an size işlerlilikten bahsedeceğim.

birkaç yıl önce müzik sevkime hiç uymasada emotional punk dineldğim bir dönem var, tamam itraf ediyorum birisinin etkisiyle dinliyordum. o dönemde my chemical romance müziksel olarak en beğendiğim emolardı, tamam itraf ediyorum birisinin etkisiyle beğeniyordum. orda güzel bir albüm ismi hala hatıralarımda o gruptan geriye kalan en büyük keywordu bırakmıştır. "shut up and play", grubun çok iyi ifade ettiği gibi artık sesin işin önüne geçtiğinin hepimiz çok farkındayız. gerekse bahaneler, yalanlar gerek se açıklamalar ya da özürler: ortada net bir işlem yokken sarfediler sözler. en acısı ise "eeee sonuç?" diye sorduğumuzda sözlerin gözlerdeki o boşluğu örtememesi.

batu

Monday, June 15, 2009

odamda oturuyordum

ki birden dedim böyle oturcağıma bloğa girip bir yazı yazayım en azından bir işe yararım. geldim işte burdayım. birkaç saat içinde kalan eşyalarımı da eve getirmek için okula gideceğim ufak tefek 2 3 işim de var. - :) karıştırcak konuya ve yazcak hikayesi olmayan yazarımız günlük programından bahsetmek kadar alçakça bir olayama yöntemi seçmiştir - farkındayım okuyanlar için pek çekici gelmese de bu satırları en azından birşeyler yazmaya tekrar ısınma çabalarım olarak görün.

hadi başka birşeyden bahsedeyim. arkada rolling stonesden angie çalıyor, güzel bir şarkıdır - laf aramızda 2 sattir repeatta ve bu şarkı için bilgi isterseniz başlığa tıklamanız yeterli -neyse en azından birşeyler yazmak bile kendimi daha iyi hissettiriyor. bu arada akşam 70% sahafta ya da kafepi de olurum ;)
oraya geleceklerle görüşmek üzere.

Sunday, June 14, 2009

true story ;)

With a few strokes of her brush she changed the mood of the painting.

Monday, June 01, 2009

hey hey hey

after being afk for a long time the unamenable author of these old pages is back.
-sorry for being late- at the moment im trying to find something to mention. something really cool but since my meseenger mates disturbing me non stop i simply can't! so we go on with boring stuff. what i had been doing since i had stop to write here? nothing! yes i continued school, attempted many events, met with many guys -none were as good as previous- ( this is a lie! ) but in the end i realized something. i had to return back. because i had many to say. -meanwhile i opened mesenger windows, sent smiling face to each one even without reading chat!- here i am conuntining, i had many to say but there were abstract. you can not say them while talking face to face or at phone. you have to throw them to a space and let people explore and see your point. this is why im back. i know my english may sux anypoint but in a short period of adaptation im sure it will be okay :D if you are reading this pages ill be glad if you comment i will be glad x 2 but hope i can get in touch with old friend that visiting my page. i also hope they forgive me for being a ghost and retuning in this language.

all my love
batu

Tuesday, January 13, 2009

questioning my self

well after a long break im back to fill these pages again. hope all of you didn't leave me and also you enjoy with my new style. with recently happening i decided to change my method and sytle. according to me this new change totally shit but if anyone like this please let me know.

as it seems i was pushing down the desire of writing o' mine.when i check last posts they are totally empty for things i put there in the name of updating. i know previous posts are generally turkish and you may not understand them but have fun while improving your turkish ;)

californication - really thank you guys- let me understand what i want and let me turn back here.i wanna write and also i know that most likely you -yes you babe- - this is a specific you, not anyone reading this line :D:D - will never open this page again. to be honest i am not regretful due to my behaviour , it was a must however thing are chnaged. i will be here when ever you want to find me,

love & respects