Tuesday, November 24, 2009

sandalyemde arkama yaslanırken

hayatında birşeylerin güzelleşmeye başladığını farkettiğin bir dönemde sanırım en güzel duygu boş durmamanın verdiği hissiyat, bir şeylere yarıyor olmak gerçekten önemli. hayatım boyunca birçok başarıya imza attım bir çok da başarısızlığa ( onlara atmayacaktım aslında zorla attırdılar, kaçıp gidecektim ben oradan; başarısızlık isimsiz kalacaktı :d ) ama hep başarısızlıklarımı kazanım olarak gördüm ve oların ışığında baktım önümdeki patikaya. başta bir sürü hata, kafamı karıştıran birçok ses vardı. zaman geçtikçe birikimler kendini gösterdi. artık kafam daha dinç, bir de öndüşünme içgüdüsü geliştirdim artık "bodozlama dalmıyoruz" politikasının takipçilerinden biri haline geldim. Paul Arden' e de çok teşekkür ediyorum burdan, okuduğum son kitap onun "It's Not How Good You Are, It's How Good You Want To Be" adlı BAŞYAPITIYDI. gerçekten harika bir eser, ismi bile tüylerimi diken diken etmişti. "ben neyi yanlış yapmıştım ki o kadar başarı sonrasında günü kurtarma aşamasına gelmiştim" diyorsanız bu kitap tam size de göre. birkaç yıl boyunca aklımda hep bu soru vardı ama şu an sanırım tepeye geri tırmanıyorum =)

tırmanışın şerefine..
...chherrsss..

No comments: